03 04 2013

sefiller kitap özeti yüzbeş

104
Hugmon şatosunu kuşatmak emrini almıştı..."
Birden haykırdı:
— Vaterlo, ben bunu iyi bilirim, bir zamanlar orada savaşmışlar. Babam da dövüşmüş, babam orduda
görevliymiş. Bizler Bonapart taraftarıyız.
Vaterlo, İngilizlere karşı bir savaştı...
Daha sonra kitabı bir yana atarak oradaki kalemlerden birini aldı:
— Ben yazı da yazarım.
Kalemi mürekkebe batırarak Marius'e döndü:
— Bakın görmek ister misiniz, yazayım da görün.
Genç adamın cevap vermesine meydan bırakmadan, masa üzerindeki beyaz kâğıda şunları yazdı:
"Aynasızla geldi."
Daha sonra, kalemini atarak:
— Hiç imlâ yanlışı yapmam, dedi. Kız kardeşimle beraber iyi bir öğrenim gördük. Bir zamanlar böyle
yoksul değildik.
Birden sustu, sönük gözlerini, genç adama dikti, sonra acı bir sesle tüm sorunlarına aldırmaz gibi:
— Adam sende, dedi.
Sonra neşeli bir sesle, bir türkü mırıldandı. Şarkısını henüz bitirmişti ki ev sahibine sordu:
— Tiyatroya gider misiniz Mösyö Marius? Ben giderim. Küçük erkek kardeşim artistlerle dost
olduğundan bana beleşten bilet bulur. Ancak en tepede oturmasını sevmem, üstleri kötü kokan kimseler
bulunur.
Daha sonra Marius'i süzerek, yüzünde değişik bir anlam:
— İnan olsun yakışıklı çocuksunuz Mösyö Marius, dedi. Bunu biliyor musunuz?
Bu sözler delikanlının kıpkırmızı kesilmesine sebep oldu. Kız ona yaklaştı ve elini onun omzuna
koyarak:
— Siz beni farketmediniz Mösyö Marius, ancak ben sizi uzun zamandan beri tanıyorum. Size kaç kez
merdivenlerde rastladım. Birkaç kez sizi Österliz köyünde oturan Maböf Baba'nın evine giderken
gördüm Kimi zaman, ben de oralarda gezmeye giderim. Şu kabarık saçlarınız size çok yakışıyor.
Tatlılaştırmaya çalıştığı sesi, daha da kısılmıştı. Maruis geriye çekildi, ciddi sesiyle:
— Matmazel, dedi. Galiba bir mektubunuz bende, bunu size vereyim.
Mektupların bulunduğu şişkin zarfı uzattı. Kız sevinçle el çırptı:
— Her yerde aramıştık. Paketi hemen kaptı:
— Hey büyük Tanrı'm, kız kardeşimle az mı aradık? Demek siz buldunuz. Bulvarda düşürmüşüz değil
mi? Herhalde koşarken düşürmüş olacağız.
Küçük kız kardeşimin budalalığı, eve döndüğümüzde baktık paket yok olmuş. Dayak yemek
istemediğimizden ve esasen bütün bunların faydasız olduğunu bildiğimizden adreslere götürdüğümüzü
söyledik babamıza. Bunların benim olduğunu nereden anladınız, ha yazıdan değil mi? Demek dün
koşarken, size çarpmış olacağız?
Bu arada mektuplardan birisini ayırmıştı. Bu "Sen-Jak Kilisesi'nin iyi kalpli efendisine" adresini taşıyan
mektuptu.
— Ha, dedi. Bu da sabahlan erken duaya giden şu moruk için. Oh oh, tam vakti gidip bunu onun eline
sıkıştırayım. Belki de bize azıcık yiyecek verir.
Daha sonra gülerek ekledi:
— Biliyor musunuz bugün, bir öğle yemeği yesek, ne kadar güzel olurdu. Tam üç gündür ağzımıza bir
lokma atmadık.
Marius elini cebine attı. Önce birşey bulamadı.
Marius araştıra araştıra sonunda beş frank ve on altın metelik buldu. Şu anda başka parası yoktu. On
altı meteliği o günlük yemeğine ayırdı, beş frangı kıza verdi.
Kız parayı kaptı, sevinçle:
— Oh, güneş parlıyor, dedi. Yaşadık. Beş frank, bu bir servet, bununla neler yapılmaz. Siz ne iyi
çocuksunuz. İki gün et yenir, bu servetle ulan.
Gömleğinin yakasını örttü, Marius'i saygıyla selâmladı ve kapıya koşarak:
— İyi günler Mösyö, dedi. Ancak gidip şu moruğu da bir tırtıklayayım.
Beş yıldan beri yoksulluk çeken Marius, gerçek sefaleti şu anda görüyordu. Erkeğin sefaletini gören,
birşey görmüş sayılmaz, kadının sefaletini görmeli, ancak bunu da bastıran bir çocuğun açlığıdır.
Genç adam yalnızca kendi dertlerine düşerek komşularıyla ilgilenmediği için kendi kendisini kınadı.
Onların sadece kiralarını ödemekle birşey yapmış sayılmazdı, doğrusu onlara daha başka yardımlarda
bulunabilirdi. En korkunç bir sefalet içinde yaşayan bu zavallılarla arasında yalnızca bir duvar olduğu
halde, o güne kadar. Marius hiç birini tanımamıştı bile. Kız evine gelmese, onu bile tanımayacaktı.
Bu düşüncelere dalan Marius, gözlerini sınır duvara dikmişti. Birden tavana yakın bir delik gördü.
Oradaki alçı dökülmüş olacaktı. Marius bir iskemlenin üzerine çıkarak gözünü bu deliğe dayadı. Şu

6
0
0
Yorum Yaz